Rastgele

Almanyalı Seri Katil Karl Denke'nin Korkunç Hikayesi



Küçük bir çiftlik sahibinin üçüncü oğlu olarak Oberkunzendordf'ta doğdu. 6 yaşında ancak konuşabildi. Bu yaştan sonra okula başladı. Öğretmeni, hareketlerinin çok yavaş olduğunu ve çok güç konuştuğunu söyler. Okulda arkadaşı yoktu dikkafalı ve huysuz olarak biliniyordu.

Okul bittikten sonra babasının yanında çalışmaya başladı. 22 yaşında ailesiyle yaşadığı evi terk etti ve 6 ay bulunamadı. Bulunduğu zaman da bu süre içerisinde vasıfsız işçi olarak inşaatlarda ve taş kırma işinde çalıştığı öğrenildi. Bu zamanda yaptıklarından sonrasında hiç bahsetmedi.

Anne ve babasının ölümüne soğukkanlı ve ilgisiz kaldı. Ağabeyi, bu ölüm sonrasında onu yanına aldı ve çiftlik işleriyle uğraşmaya başladı. Burada gece yarıları evden ayrılışı evdekilerin dikkatini çekti ve Denke takip edildiğinde tek başına ormanda gezintiye çıktığı öğrenildi.

Sayısız kayboluşlarından birinde elinde bir koşum takımıyla döndü ve aynı gün hiçbir şey söylemeden evi terk ederek Münster-Berg Fidel'e taşındı. Bu şehirde ederinin üç katı bir ücret ödeyerek taşınmaz mülk aldı. Ağabeyi, bu alım sonrasında Denke'nin para kontrolünü sağlayacak akıldan yoksun olduğunu belirten bir rapor aldı, ancak rapor, doktor tavsiyesiyle geri çekildi. Denke, dilekçe olayından sonra ailesine güvenini kaybetti. Zamanla ağabeyi ile iletişimi kesildi, çok sonraları sayısız davetten yalnızca birini kabul etti. Bu davette bir kilograma yakın et yemesiyle dikkat çekti.


1921'de yaşanan hiperenflasyon sırasında tüm malvarlığını sattı ve eski evinde yaşamaya başladı. Bu evin arkasında Denke'nin kazdığı bir gölet, yan tarafında yer kullandığı odunluk ve her iki tarafında 20-50 metre mesafede başka çiftlik evleri, birkaç yüz metre uzağında da Ohle Nehri vardı. Ev, üç bölümden oluşmaktaydı. Ön kısımda Oberschlesien'den gelen Polonyalı bir aile, arka kısmın zemin katında Denke ve onunla aynı kapıyı ve koridoru kullanan birinci katta ise bir işçi ailesi yaşamaktaydılar.

Denke, evde yaşadığı bu süreçte sadece çamaşırlarını başkasına yıkattırıp geri kalan tüm ev işlerini kendi yaptı. Bu dönemde komşuları, pahalılığa rağmen evinden etin eksik olmadığını, bu etin ise köpek eti olduğunu düşündüklerini söylemişlerdir. Nitekim gecelerce odasından bir şeyleri çakmasının, testereyle kesmesinin yarattığı gürültü de kendi yaptığı kap kacaklara bağlanmış, zaman zaman bahçeden çıkan kemikler köpek kemiği sanılmıştır.

12 Aralık 1924'te, konulduğı hücrede yerden yarı metre yükseklikteki, mahkumu kelepçelemek için kullanılan halkalara mendilini bağlayarak yarım ası pozisyonunda intihar etti.

Hiç yorum yok